|
Halen Kamu sağlık kurumlarında muhtelif kadro unvanlarında görev yapan personellerden Çevre Mühendisliği bölümünü bitirenlerin Çevre Mühendisliği kadrosuna atanmak ve çalışma alanlarının yeniden belirlenerek genişletilmek üzere sendikamız genel merkezince yürütülen çalışmalar Sağlık Bakanlığı yetkililerine iletilmiştir. Türk Sağlık-Sen Genel Merkezinin organizasyonu ile değişik illerden Ankara’ya davet edilen Çevre Mühendisleri Türkiye Kamu Sen toplantı salonunda bir araya gelerek bir değerlendirme toplantısı yapmışlardır.
Toplantıda yapılan istişare neticesinde sendikamız Toplu Görüşme ve Mevzuat Sekreteri Muhammet Birinci’nin katılımı ile Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Seracettin Çom, Personel Genel Müdürü Hikmet Çolak, Personel Genel Müdür Yardımcısı Orhan Koç ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir.
Yapılan görüşmelerde, Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Seracettin Çom, Çevre Mühendislerinin her il sağlık Müdürlüklerinde en az bir kişi olacak şekilde istihdam sayısının artırılması için her türlü çabayı sarf edeceklerini, 2007 yılında Unvan değişikliği sınavı kapsamında açılan 4 kadronun talepleri doğrultusunda açıldığını, bir sonraki sınavda bu sayının artırılması yönünde gerekli girişimleri yapacağı sözünü verdi.
Personel Genel Müdürü Hikmet Çolak; Çevre Mühendisliği kadro sayısının artırılması yönünde gerek Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü gerekse de Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak talebin bir sonraki unvan değişikliği sınavında mutlaka dikkate alınacağını, 70 baraj notunun üzerinde puan alarak unvan değişikliği sınavında başarılı olanların atanması yönündeki talebimizin değerlendirileceğini belirtti.
Personel Genel Müdür yardımcısı Orhan Koç ise, ülkemizin çevre koşulları ve tıbbi atıkların insan sağlığına olumsuz etkileri dikkate alındığında daha bilimsel metodlarla gerekli tedbirleri alabilmek için Çevre Mühendislerinin Hastanelerde görevlendirmesinin isabetli olacağı, bu yöndeki talebimizin değerlendirilerek gerekli çalışmaları başlatacaklarını ifade etti.
Daha önceden planlanmış programları nedeni ile görüşme gerçekleştirilemeyen Müsteşar yardımcısı Turan Buzgan ve Tedavi Hizmetler Genel Müdürü Öner Odabaş’a özel kalemleri aracılığı ile hazırlanan raporu sunan heyet, daha sonra Bakanlıktan ayrılarak yapılan görüşmeleri değerlendirdi
Bakanlık yetkililerine sunulan Rapor:
ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ KADRO SAYISININ ARTTIRILMASI VE ÇALIŞMA ALANLARININ GENİŞLETİLMESİ İSTEMİNE DAİR RAPORDUR.
A- TANIMLAR
Çevre : İnsanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamdır.
Sağlık : Dünya Sağlık Örgütü anayasasında sağlık şöyle tanımlanmıştır: “Sağlık sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam iyilik halidir.”
Çevre Sağlığı : Canlıların, olumsuz olarak tarif edilen her türlü çevresel etkene karşı korunması ve çevresel etkenleri belirlenen kriterlere uyumlu olarak bir arada tutma hizmetidir.
Halk Sağlığı : Bir toplumu oluşturan herkesin bedensel, sosyal ve ruhsal yönden tam iyilik halinde olmasını sağlamak amacıyla koruyucu, iyileştirici ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin bir bütün olarak, çeşitli kademelerdeki sağlık personelinden oluşan bir ekip tarafından sunulmasını öngören bir bilimdir.
Çevre Mühendisliği : Yerel ve küresel ölçekte, insanları çevrenin, çevreyi de insanların olumsuz etkilerinden korumak, insan sağlığı ve refahı için çevre koşullarını iyileştirmek yönünde temel bilimsel kavramları uygulamaya koyan mühendislik dalıdır.
Sağlık Mühendisliği : Su sağlanması, kanalizasyon ve katı atık sistemleri, sağlık koruma ve gıdaların işlenmesi, vektörlerin denetimi ve radyasyon denetimi gibi konuları içeren bir mühendislik dalıdır.
Yukarıda tanımları yazılan terimlerde de belirtildiği gibi Çevre ile Sağlık arasında, Çevre Sağlığı ile Halk Sağlığı arasında ve Çevre Mühendisliği ile Sağlık Mühendisliği arasında sıkı bir ilişki vardır. Çevre sağlığı şartları, insan ve halk sağlığını olumlu veya olumsuz şekilde etkileyebilir. Koruyucu çevre sağlığı önlemlerini almak da Çevre Mühendislerinin görevleri arasındadır. Koruyucu çevre sağlığı önlemleri alınmadığı takdirde oluşan çevre kirliliği, insan ve halk sağlığı olumsuz yönde etkileyerek salgın hastalıkların ve kanser gibi hastalıkların sayısının artmasına neden olur. 20. yüzyılda bölgesel bir problem olmaktan çıkıp küresel boyutlara ulaşan çevre kirliliği, Çevre Mühendisliği biliminin ortaya çıkmasına neden olmuştur. İngiltere'de İnşaat Mühendisliği bünyesinde Halk Sağlığı Mühendisliği olarak ortaya çıkan bu mühendislik dalı, başlangıçta içme suyu temini, arıtılması ve iletilmesi, su ile bulaşan hastalıklar, atıksu uzaklaştırılması ve arıtımı gibi konularla ilgilenirken daha sonra hava ve toprak gibi çevreyi oluşturan diğer unsurlar da bu mühendislik dalının ilgi alanına girmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise İnşaat Mühendisliği bünyesinde Sağlık Mühendisliği adı altında çevre kirliliği ve çevre yönetimi ile ilgilenen bir mühendislik dalı olarak ortaya çıkmıştır.
Çevre Mühendisliği, çevre sağlığı problemlerinin çözümündeki düşünceleri ve uygulamaları açıkça ortaya koyan bir mühendislik dalı olarak; geniş halk kitlelerine güvenli su temini, atık suların ve katı atıkların geri kazanımı veya bertarafı, halk sağlığı açısından şehirlerde ve kırsal alanlarda yeterli altyapının kurulması, toprak, su ve havada meydana gelen kirlenmelerin kontrolü, çevresel etkilerin değerlendirilmesi, tesis içi proses kontrolü ve temiz teknolojilerin araştırılması, vektörlerden bulaşan hastalıkların kontrolü, endüstriyel tehlikeli atıkların bertarafı, şehirlerde, kırsal alanlarda, dinlenme ve eğlence yerlerinde yeterli sağlık koşullarının sağlanması gibi halk sağlığı alanındaki problemlerle ve çevre konusundaki teknolojik gelişmelerin tespiti ile ilgilenen bir mühendislik dalıdır.
B-ÇEVRE MÜHENDİSLERİNİN GÖREVLERİ
1) Su ve Atıksu Altyapı Tesislerinin Tasarımı ve İşletilmesi : Gerek evlerde, gerek sanayide, gerekse tarımda kullanılacak suyun miktarının ve kalitesinin saptanması, kaynağından sağlanması, kullanıma uygun hale getirilmesi (içme suyu arıtımı), kullanım sonrası uzaklaştırılması, çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde arıtılması (atık su arıtımı), çevre yönetiminin önemli bir safhasıdır. Bu işlemleri sağlıklı bir şekilde yürütmek için gerekli altyapı tesislerinin tasarımı ve işletilmesi de çevre mühendisinin görev alanına girer. Bu altyapı tesisleri su arıtma tesisleri, atık su arıtma tesisleri, su, atık su ve yağmur şebekeleridir.
2) Hava Kirliliği Yönetimi : Özellikle yoğun yerleşim bölgelerinde hava kirliliği kaynaklarının (bu kaynakların başlıcaları ısınma ve üretim amaçlı yakıt kullanımı ve taşıma araçlarıdır) ve hava kalitesinin belirlenmesi, hava kirliliğinin önlenmesi için bu kaynakların kontrol altına alınması görevlerinden biridir.
3) Katı Atık ve Tehlikeli Atık Yönetimi : Günümüzde giderek artan ve çeşitlenen tüketim malzemeleri ve modern yaşam, beraberinde çok ciddi bir katı atık sorunu ortaya çıkarmıştır. Katı atıkların geri kazanılmaları ve yeniden kullanılmaları, geri kazanılamayan kısmının ise insan ve çevre sağlığını tehdit etmeyecek şekilde uzaklaştırılması çevre mühendislerinin bir başka görevidir. Özellikle endüstrilerden kaynaklanan tehlikeli atıkların toksik etkilerinin azaltılması ve önlenmesi, geri dönüşümünün sağlanması ve bertarafı, işletmelerde kullanılan her türlü kimyasal maddenin malzeme güvenlik ve bilgi formlarının düzenlenmesi, tehlikeli atıklarla ilgili ulusal ve uluslararası mevzuatların takip edilmesi, tehlikeli ve toksik atıkların uluslararası ithalat ve ihracatının takibi çevre mühendislerinin en önemli görevleri arasındadır.
4) Gürültü Kirliliği Yönetimi : Kent gürültüsünü artıran sebeplerin başında gelen, özellikle yoğun trafiğin yaşandığı bölgelerdeki araç gürültülerinden, belediye sınırları içerisinde bulunan endüstri bölgelerinde oluşan gürültülerden oluşan ve önemli bir çevre sorunu olan gürültü kirliliğinin önlenmesi çevre mühendislerinin görevleri arasındadır.
5) Çevre Yönetimi ve Çevresel Etki Değerlendirmesi : Doğal yaşam ortamların tanımlanması, özelliklerinin belirlenmesi ve insan kullanımı sonucu oluşacak kirliliğin etkilerinin azaltılması, kontrolü veya minimize edilmesi için biyolojik, kültürel, sosyal ve ekonomik koşulların da dikkate alınarak gerekli çevresel kararların verilmesi, alınması gereken önlemlerin planlanması ve uygulanması, ÇED raporlarının hazırlanması, etüd ve danışmanlık hizmetlerinin yapılması, çevre mühendislerinin görevleri arasındadır.
6) Risk Analizi ve Yönetimi : İnsan sağlığı ve ekolojik sistemler üzerinde kimyasalların oluşturduğu risklerin değerlendirilmesi, oluşabilecek tehlikelere uygun cevap verebilecek,tehditlerin etkisini ve olma ihtimalini azaltacak hazırlıkları, prosedürleri, kontrolleri teşhis etmek de görevleri arasındadır.
7) Çevresel Etkinliklerin Ekonomik ve Hukuki Boyutları : Çevre korunmasının ve insanların çevrenin zararlı etkilerinden korunmasının ekonomik ve hukuki boyutları çok önemlidir.Çevre mühendisi,çevre ile ilgili yasa ve yönetmelikleri yorumlayabilmeli,ulusal ve uluslararası yayınları, mevzuatları takip edebilmeli, ekonomik analizler yapabilmeli, çevre projelerini ekonomik,sosyal ve hukuksal yönden kıyaslayabilmelidir.
C-ÇEVRE MÜHENDİSLERİNİN SAĞLIK BAKANLIĞI’NDA KADRO ALMAK İSTEMESİNİN NEDENLERİ
Sanayileşme ve kentlerdeki nüfus yoğunluğu nedeniyle oluşan ve bütün ülkelerin ortak sorunu haline gelen çevre kirliliği, insan sağlığını tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Doğal çevrenin korunması amacıyla 1972 yılında İsveç'in Stockholm kentinde B.M. Çevre Konferansı toplandı. Bu toplantıda çevre sorunları ele alındı. Çevre kirliliğine karşı üye ülkeler tarafından ortak çözüm yolları arandı ve 5 Haziran gününün Dünya Çevre Günü olması kararlaştırıldı. 5 Haziran 2008 Dünya Çevre Gününde, Sağlık Bakanlığı Personeli Unvan Değişikliği Sınavı’ndan 70 puan üzeri alan Çevre Mühendisleri, Sağlık Bakanlığı’na gelip Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü ve Çevre Sağlığı Daire Başkanı ile görüşmeler yaparak başta kadro alamama sorunu olmak üzere bazı sıkıntılarını ilettiler. Çevre sorunlarının iyice etkisini hissettirdiği ve çevre koruma önlemlerinin arttırılmasının gerektiği günümüzde halen yeterince Çevre Mühendislerine gereken değer ve önem verilmemekte, kamu ve özel kurumlarda yeterince Çevre Mühendisi istihdamı yapılmamaktadır.
“Çevre” ile “Sağlık” ve “Çevre Sağlığı” ile “İnsan Sağlığı” birbiriyle bağıntısı olan terimlerdir. Sağlık hizmetleri önem sırasına göre, koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici sağlık hizmetleridir. Çevre sağlığına yönelik koruyucu önlemler alınmadığı takdirde insan sağlığı ve halk sağlığı olumsuz etkilenir. Aynı zamanda koruyucu hekimlik, tedavi hizmetlerine kıyasla hem daha etkin, hem de daha ucuzdur. Buna örnek olarak kanser yapıcı etkenlerden insanların korunması için koruyucu çevresel önlemlerin alınması gösterilebilir. Özellikle sanayinin geliştiği ve birçok fabrikanın bulunduğu Kocaeli ili Dilovası ilçesinde, sanayiden kaynaklanan hava kirliliği ve çevresel kirlilik kanser vakalarının artmasına neden olmuştur. Endüstriyel kuruluşların çevreye verdiği veya verebileceği olumsuz etkilerin incelenmesi ve araştırılması Çevre Mühendislerinin görevleri arasındadır. Ayrıca suyla bulaşan salgın hastalıklar göstermiştir ki çevresel koruyucu önlemler alınmadığı takdirde salgın hastalıklar oluşabilir. Bu tür örnekler çoğaltılabilir. Sonuç olarak çevre kirliliği, direkt veya dolaylı olarak insan ve halk sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Çevre sağlığı önlemlerinin alınması neticesinde insan ve halk sağlığı sağlığı korunmuş olur. Çevre sağlığını koruyucu önlemleri almak da Çevre Mühendislerinin görevleri arasındadır.
Bakanlığımız teşkilatındaki İl Sağlık Müdürlükleri’ne bağlı Gıda ve Çevre Kontrol Şube Müdürlükleri’nde yapılan denetimler şunlardır:
1 - Su Denetimi : Suların fiziksel kontrolünü yapılması, şebeke suyunun her gün değişik noktalarından bakiye klor ölçümünün yapılması, şebeke suyundan, dışarıdan getirilen içme ve kullanma sularından, kaynak suyundan ve kuyu suyundan periyodik olarak Bakteriyolojik ve Kimyasal analizler için su numunesi alıp analizlerini yaptırmak ve takibinin yapılması, su depolarının temizliğini kontrol ederek dezenfeksiyon işleminin yapılması ve uygulamaların takip edilmesi, karasular içerisinde deniz suyu kontrolleri yapmak ,numune alarak analizlerini yaptırmak ve takibini yapmak.
2 - Hava Kirliliği Değerlerinin Denetimi : Düzenli olarak hava kirliliği ölçümlerinin yapılması, elde edilen verilerin halka duyurulması ve hava kirliliği ile ilgili gerekli önlemlerin alınması.
3 - Diğer Çevresel Denetimler : Çevresel gürültü kirliliği değerlerinin ölçülmesi, Hava aromatize edici ürünler, insektisit ve pestisitler, dezenfektan ve temizlik maddelerinin denetim ve üretim izin işlemlerini yürütmek, insan sağlığını ilgilendiren oyuncak ve ev eşyaları gibi malzemelerin üretimi,ithalatı, ihracatı, dağıtımı konusunda belgelendirme ve piyasa denetimi, gerektiğinde numune alma işlemlerini yürütmek.
Bakanlığımız Sağlık Müdürlükleri ve Devlet Hastaneleri’nde Çevre Sağlığı Teknisyeni, Sağlık Memuru, Hemşire, Ebe, Röntgen Teknisyeni, Anestezi Teknisyeni, Memur vb. olarak görev yapıp Çevre Mühendisliği mezunu olan sağlık personellerinin çoğunluğu Çevre Mühendisliği branşıyla ilgisi olmayan birimlerde görev yapmaktadır. Gıda ve Çevre Kontrol Şube Müdürlükleri’nce pestisitler, deterjanlar, oyuncaklar vb. denetimleri yapılmakta, havuz suları, içme ve kullanma suları, deniz suları, kaynak suları denetim, ruhsatlandırma ve numune alma çalışmaları yürütülmektedir. Su güvenliği ile ilgili olarak içme suyu, kaynak suyu, şebeke suyu, atıksu ve deniz suyunun kimyasal ve mikrobiyolojik yapısı, sanitasyonu, kirlilik parametreleri ve bunların ne anlam ifade edebileceği konularında Çevre Sağlığı Teknisyenlerine nazaran Çevre Mühendisleri daha kapsamlı bir bilgiye sahiptir. Örneğin; içme sularının klorlanması neticesinde klorun su içerisindeki kimyasal tepkimeleri konusunda Çevre Mühendisi daha fazla bilgiye sahiptir. Deterjan ve pestisitlerin piyasa denetimlerinde bu maddelerin kimyasal yapıları hakkında Çevre Mühendisleri daha kapsamlı bilgiye sahiptir.
İller Bankası Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen içme ve kullanma suyu temini ile kanalizasyon sistemleri, geçici ve kesin kabulleri ile ilgili çalışmalara ilgili kurum ve kuruluşlarla (Belediyeler, Bayındırlık ve İskan Müdürlükleri vb.) işbirliği içerisinde katılım sağlamak ve gerekli görüşlerde bulunmak Gıda ve Çevre Sağlığı Kontrol Şubesi’nin görevleri arasındadır. Çevre Mühendisleri, lisans eğitimi süresince içme ve kullanma suyu temini ile kanalizasyon sistemleri konularında eğitim aldıklarından dolayı, içme ve kullanma suyu temini ile kanalizasyon sistemlerinin geçici ve kesin kabulleri konusunda Çevre Sağlığı Teknisyenlerine nazaran daha kapsamlı ve teknik bilgilere sahiptirler.
Sonuç olarak, Gıda ve Çevre Kontrol Şubeleri tarafından yürütülen Çevre Sağlığı hizmetleri ve denetimleri konusunda Çevre Mühendisleri daha bilimsel yaklaşımlar sergileyerek, Çevre Sağlığı hizmetlerinin kalitesinin artmasını sağlayacaktır.
Unvan değişikliği sınavından 70 puan ve üzerini almış olan Çevre Mühendisliği mezunlarının büyük bir çoğunluğu hastanelerde görev yapmaktadırlar. Tıbbi atık, sağlık ünitelerindeki işlemler sırasında ortaya çıkan enfeksiyöz, patolojik ve kesici-delici atıklardan oluşan atıkların genel adıdır. Sağlık kuruluşlarından kaynaklanan ve özel işlem gerektiren, tıbbi atıkların, insan ve çevre sağlığına zarar vermeden ve risk teşkil etmeden, ayrılması, toplanması, geçici depolanması, geri kazanılması, taşınması ve nihai bertarafı yapılmadığı takdirde, başta Hepatit olmak üzere tehlikeli hastalıkların insanlara bulaşma riskinin önüne geçilemeyeceği gibi, birçok sağlık, çevre ve maliyet probleminin ortaya çıkması da kaçınılmaz olur. Tıbbi atıklar hususundaki çalışmalar, Temiz Şehir – Sağlıklı Toplumun oluşmasına katkı sağlayan uygulamalardır. Son yıllarda Tıbbi Atık Yönetiminin önem kazanmasıyla birlikte, tıbbi atık konusunda eğitim almış Çevre Mühendisleri’nin hastanelerde istihdam edilerek tıbbi atıklarla ilgili görev ve sorumluluklar Çevre Mühendislerine verilebilir.
Halk Sağlığı Laboratuvarları’nda içme suları, deniz suları ve havuz suları ile ilgili olarak yapılan bakteriyolojik ve kimyasal analizlerin, Çevre Mühendisleri tarafından yapılması ile Çevre Mühendislerinin istihdamı sağlanabilir. Çevre Mühendisleri lisans eğitimleri süresince, laboratuvar ortamında su ile ilgili yapılan analizler konusunda hem teorik eğitim, hem de uygulamalı eğitim almaktadır ve Halk Sağlığı Laboratuvarları’nda su ile ilgili analizleri yapabilecek bilgi birikimi ve yeteneğine sahiptirler.
15.05.2008 tarih ve 26877 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Sağlık Bakanlığı Taşra Teşkilatı Yatak ve Kadro Standartları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ekinde bulunan Standart Kadro Cetveli’nde İl Sağlık Müdürlüğü Gıda ve Çevre Kontrol Şube Müdürlükleri’nde A sınıfı illerde (Nüfusu 1.000.000’un üzerinde veya metropol statüsünde olan iller) 10 Çevre Mühendisi, B sınıfı illerde (Nüfusu 500.000-1.000.000 arasında olan iller) 5 Çevre Mühendisi ve C sınıfı illerde (Nüfusu 500.000’e kadar olan iller) 2 Çevre Mühendisi istihdam edilebileceği belirtilmektedir. Ayrıca bulaşıcı ve salgın hastalıklarla mücadelede etkin ve verimli bir çalışmanın gerçekleştirilmesi, bulaşıcı hastalıkların bölgesel epidemilerinin daha yakından takibi ile sağlık yönünden hastalıklar haritasının hazırlanması amacı ile Adana,Ankara,Antalya,Diyarbakır,Erzurum,İstanbul, İzmir,Samsun,Trabzon ve Van Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar Şube Müdürlükleri’nde 1 Çevre Mühendisi istihdam edilebileceği belirtilmiştir. Ayrıca İl Halk Sağlığı Laboratuvarları Çevre Sağlığı Laboratuvar Şeflikleri’nde 1 Çevre Mühendisi, Kimyasal Analizleri Laboratuvar Şeflikleri’nde 2 Çevre Mühendisi ve Saha Sağlık Denetim Şeflikleri’nde 1 Çevre Mühendisi istihdam edilebileceği belirtilmektedir. 15 Aralık 2007 tarihinde yapılan Sağlık Bakanlığı Personeli Ünvan Değişikliği Sınavı’na girip ve 70 puan üzerinde puan almış olmasına rağmen Bakanlığımızca açılmış olan 4 kişilik Çevre Mühendisliği kadrosunu alamamış olan, Türkiye genelinde 36 Çevre Mühendisliği mezunu Sağlık Personeli bulunmakta iken, standart kadro cetveline göre Çevre Mühendisliği mezunlarının çalışma alanları ve bu alanlarda Çevre Mühendislerine verilecek olan kadro sayısı olarak oldukça fazla olduğu görülmektedir.
D-NETİCE-İ TALEP
Avrupa Birliği kriterlerine uyum süreci geçirdiğimiz bu günlerde çevre bilinci arttıkça ve çevre sorunlarına çözümler aranmaya başlandıkça, bu konuda eğitim görmüş teknik insan gücüne de giderek daha çok gereksinim duyulmaktadır. Bakanlığımız Sağlık Müdürlükleri ve Devlet Hastaneleri’nde görev yapıp Çevre Mühendisliği mezunu olan sağlık personellerinin çoğunluğu Çevre Mühendisliği branşıyla ilgisi olmayan birimlerde görev yapmaktadır. Çevre Sağlığı hizmetlerinin ve denetimlerinin yürütülmesi konusunda daha bilimsel yaklaşımlar sergileyebilecek olan Çevre Mühendislerine kadro verilmesi ile Çevre Mühendislerinin istihdam edilmesi çevre sağlığı hizmetlerinin kalitesini arttıracaktır.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın Bakanlığımıza göndermiş olduğu 25.04.2008 tarih ve 10783 sayılı yazısında “Çevre Mühendisliği bölümünde görülen öğrenimin Çevre Sağlığı Teknisyenliği’nin bir üst öğrenimi sayıldığına” dair karar verildiği belirtilmiştir. YÖK Başkanlığı’nın bu kararına istinaden, Bakanlığımız bünyesindeki Çevre Mühendisliği kadrosu alamamış Çevre Mühendisliği mezunlarının, Çevre Mühendisliği düzeyinden maaş alabilmesi ve özlük haklarından faydalanabilmesi ile Çevre Mühendisliği mezunu sağlık personellerinin mağduriyeti giderilmiş olacaktır.
Ayrıca, Bakanlığımızca 15 Aralık 2007 tarihinde yapılmış olan Sağlık Bakanlığı Personeli Ünvan Değişikliği Sınavı’nda Çevre Mühendislerine açılmış olan kadro sayısının arttırılması neticesinde, kadro almayı bekleyen 70 ve üzeri puan alan Çevre Mühendisliği mezunlarına kadro verilmesiyle Çevre Mühendisliği mezunlarının mağduriyeti de giderilmiş olacaktır.
turksagliksen.org.tr
|