Bir ayda 47'den fazla bebeğin ölümüyle gündeme gelen ve "hastane enfeksiyonu" iddialarını da reddeden Zekai Tahir Burak Hastanesinin hastalara imzalattığı tutanaklar itiraf gibi. Tutanaklarda Yenidoğan ünitesinde yeterli yer, vantilatör ve kuvöz olmadığı belirtiliyor. Hasta yakını her türlü riski ve teknik yetersizliği kabul ettiğini belirterek tutanağı imzalıyor.
Zekai Tahir Burak Hastanesi'nde hasta yoğunluğu nedeniyle ailelere tutanak imzalatılıyor. Tutanakların birinde, yenidoğan ünitesinde yeterli yer, vantilatör ve kuvöz olmadığı belirtilerek, "Hasta ve yakını bu bilgilendirme ışığında, her türlü risk ve olası teknik yetersizlikleri kabul ederek hastanın hastanemize yatmasını kabul etmiştir" deniliyor. Bir diğer tutanakta ise hasta yakınlarına bilgi veriliyor. Tutanakta "Hastanemizin yüksek riskli gebelikler bakım ve doğum ünitesinde yatakların dolduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle bu birimlerde daha önceden yatan hastaların işlemleri tamamlanıp kliniklere transferine kadarki geçici sürede (birkaç saat) bir yatakta iki hasta bulundurmak zarureti oluşabilecektir" ifadesi yer alıyor.
"Küvözde iki ya da üç çocuğun kaldığı oldu."
Zekai Tahir Burak Hastanesi'nde bu yıl yüzde 25 yoğunluk olduğunu belirten Başhekim Yardımcısı Ümit Bilge, bazen bir kuvözde 2-3 çocuğun yatırıldığını kabul etti..
Ankara Zekai Tahir Burak Hastanesi'nde ölen bebek sayısı dün 28'e ulaştı. Hastane yöneticileri, hastane enfeksiyonu bulunmadığında ısrar ederken, ölüm sayısındaki artış hasta yoğunluğuna bağlandı. Aynı kuvözde 2-3 çocuk kaldığı için enfeksiyonun yayıldığını iddia eden sendikayı, Başhekim Yardımcısı Ümit Bilge doğruladı.
'BURASI SON DURAK'
Hastanenin kapasitesinin üzerinde çalışmasından yakınan Bilge, temmuz ayında hastane kapasitesinin 120 iken 178'e çıktığını anlattı. Sık sık hastaneye gelen gebe sayısının çok yüksek olduğuna dikkat çeken Bilge, bu nedenle bir kuvözde zaman zaman birden fazla çocuğun yatırıldığını kabul etti. Bilge, bir kuvözde 2-3 bebeğin yattığı iddialarına "Zaman zaman yatmak durumunda kalmıştır. Çünkü burası son duraktır. Gelen hastaları yollayamadığımıza göre ne yapacağız, nereye yatıracağız. Mecburen yatmak durumunda kalıyor" yanıtını verdi. Başhekim Leyla Mollamahmutoğlu'nun tüp bebek nedeniyle prematüre bebek sayısının ve buna bağlı bebek ölümlerinin arttığı yönündeki açıklaması da tartışma yarattı. Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Bülent Tıraş "Prematüre bebeklerin yaşama oranı daha düşük. Ancak, 3 gün içinde bu kadar bebeğin ölmesi dikkat çekici. Çünkü bu bebeklerin farklı zamanlarda doğup, farklı zamanlarda tedavilerine başlanmış. Birbirinden de farklı tedaviler alıyorlar" dedi.
MAMAYI KİM YAPTI?
Sağlık Emekçileri Sendikası Genel Sekreteri Kemal Yılmaz, bebek ölümlerinde mama etkisi olabileceğini belirterek, "Prematüre bebeklere verilen mamalarda bakteri ürediği doğru mudur? Başhekimin açıkladığı bağırsak enfeksiyonuna bu mamalar neden olmuş olabilir mi? Mamalar işin ehli kişiler tarafından mı yoksa sık sık değişebilen ve bu konuda eğitimsiz olan taşeron şirket çalışanları tarafından mı hazırlanmaktadır?" sorularına yanıt istedi. Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın talimatı ile olayın araştırılması için üniversite ve eğitim araştırma hastanelerinden uzmanlar ile Bakanlık Teftiş Kurulu'ndan bir müfettişin yer alacağı inceleme heyeti görevlendirildi. Hastane yetkilileri ise ölen bebek sayılarının normal olduğunu ispatlamak için 2007- 2008 yılı bebek ölüm oranlarını karşılaştırdı. Buna göre, 2007 yılında 4 bin 943 bebek doğdu, bunlardan 388'i öldü. 2008'de yatan bebek sayısında yüzde 25 artış gerçekleşti. 2008 yılı temmuz ayında tedavi edilen 504 bebeğin 47'si yaşamını yitirdi. Bu ölümlerin 16'sı düşük doğum ve çoğul gebelikten kaynaklandı.