Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan bebek ölümleri ile ilgili yapılan açıklamaların gerçeklerle uzaktan yakından ilgisi olmadığını belirten Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen) Genel Sekreteri Menderes Turbay, mevcut durumun saptırılmasının kamuoyunda büyük bir infiale neden olduğunu söyledi. Turbay, “Açıklamanın sahibi sivil toplum örgütü, söz konusu hastanede beklediği üye sayısını elde edemeyince acısını hastaneden, sağlık çalışanlarından çıkarmak istemiştir. Amaç yapıcı eleştiri getirerek eksikliklerin giderilmesine vesile olmak değil, yıkıcı eleştiri de bulunarak intikam almaktır. Yani amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir.” dedi.
Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde basın açıklaması yapan Sağlık-Sen Genel Sekreteri Menderes Turbay, sözlerine “Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki: Hiçbir vicdan bebek ölümleri karşısında duyarsız kalamaz. Hastanenin ve fedakârca görev yapan çalışanlarının, bebek ölümlerinde suçlu tarafmış gibi gösterilmesi de hiçbir vicdan tarafından kabul edilemez.” diyerek başladı.
Bebek ölümleri ile ilgili yapılan açıklamalarda “ölüm” gibi hassas bir konunun arkasına sığınıldığını ifade eden Menderes Turbay, “Hastane ve sağlık çalışanları, bebek katili gibi gösterilmiş; sorumsuzca yapılan bu açıklamalar sağlık çalışanları rencide etmiş, üzmüştür.” dedi. Yüzlerce hastane çalışanının destek verdiği basın açıklamasında Turbay şunları söyledi: “Açıklamalarda, ‘Ölüm acısını yaşayan ailelerin yanındayız’ tablosu çizilerek, yüzde 140 kapasite ile zor şartlarda görev yapan sağlık çalışanları haksız yere ailelerle karşı karşıya getirilmiştir. Yüksek riskli doğumların yapıldığı hastanelerde bebek ölüm oranlarının dünya ortalaması yüzde 7 ila 10 iken, ‘ölümler artıyor’ yaygarasının yapıldığı hastanede bu oran yüzde 6 ile 10 arasındadır. Yani, ‘anormal derecede bebek ölümlerinin yaşandığı’ iddia edilen hastanedeki bebek ölüm oranları, dünya ortalamasının altındadır. Ancak şunu da belirtmeliyiz ki mevcut imkânlar ihtiyacı karşılayacak nitelikte değildir. 21. yüzyıl Türkiye’sinin hastanelerinde, bir kuvözde 2-3 bebeğin yatıyor olması sağlık sistemi açısından utanç verici bir durumdur. Bebek başına düşen personel sayısı, mevzuatta yer alan standartlar seviyesine çıkarılmalıdır. Her şeye rağmen yapılan eleştirilerden olumlu sonuç çıkarılarak, eksiklikler ivedilikle giderilmelidir. Sağlık-Sen olarak
yapıcı eleştirileri dinliyor, maksadı aşan kasıtlı eleştirileri kabul etmiyoruz. Ki, kamuoyuna yansıyan bilgilerin gerçekle bağdaşmıyor olması, söz konusu hastaneye karşı yapılan eleştirileri de kabul etmememizi gerektirmektedir. Açıklamalarda son ay içerisinde enfeksiyona bağlı olarak bebek ölüm oranlarının arttığı iddiası yer almaktadır. Ancak, İnceleme Heyeti, raporunda, 1500 gram altında doğan bebeklerin yüzde 30 ila 49’unun kaybedildiğini ve bu kayıp oranlarının aylara göre farklılık göstermediğini; üreyen mikropların belli servislerde, belli zaman dilimlerinde, belli mikro organizmalarla kümelenmediğini belirtmiştir. Ayrıca 1000 gramın altında 22 bebeğin vefat ettiği ve bunların yaşatılmaya çalışılan bebekler olduğu vurgulanmıştır.”
KIYASLAMALAR TAMAMEN YANLIŞ
Yüksek riskli doğumlardaki mevcut ölüm oranları ile normal doğumlardaki bebek ölümlerinin kıyaslanmasının yanlış olduğunu vurgulayan Sağlık-Sen Genel Sekreteri Turbay, “Nasıl ki, hasta ölüm oranlarının yüksek olduğu onkoloji hastaneleri, diğer hastanelerle kıyaslanamazsa; burada da yüksek riskli doğum hastanesinin, normal doğum hastaneleri ile kıyaslanması vahim bir durumdur. Eksiklikler vardır ancak ihmal ya da kasıt katiyen yoktur.” şeklinde konuştu.
Sözleri sağlık çalışanları tarafından sıkça alkışlarla kesilen Turbay, şöyle devam etti: “Sendikanın bu hatası, bir taraftan hastanedeki anne adaylarını ve hastanede bebekleri bulunan binlerce aileyi tedirgin ederken; diğer taraftan, Türkiye’nin en büyük ve alanında en başarılı hastanesi olan Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları Hastanesine tedavi için müracaat edecek olan hastaları da olumsuz etkilemiştir. Sendikanın burada yaptığı şovdur, gündeme gelebilmektir; amacına ulaşmak için bebek ölümlerini istismar etmektir. Sendika, amacı uğruna, haklarını koruduğunu iddia ettiği sağlık çalışanlarını karalamaktan hayâ etmemiş, görevini bir kez daha suistimal etmiştir. Personel yetersizliği olduğundan dem vuranlar, açtıkları davalarla ebe tayinlerini tıkayarak niyetlerini apaçık ortaya koymuşlardır.”