Hürriyet Yazarı Keneleri Haber Yapmayın Diyen Sağlık Bakanına Kızdı: Kötü Durumları Saklamak Sadece Kapalı Rejimlerde Olur
Pazartesi, 07 Temmuz 2008
Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarı Mehmet Y. Yılmaz Bugünkü köşe yazısında Demokrasi ile kapalı rejim farklı yazısında Sağlık bakanını eleştirdi. Kene ölümlerini haber yapmayın diye tavsiyelerde bulunan Bakana " idarenin yetersizliği ve beceriksizliği nedeniyle ortaya çıkan kötü durumları saklaması, sadece kapalı rejimlerde olur. Demokrasiler ile kapalı rejimleri ayıran fark budur." dedi. Yılmaz ayrıca, Bakanın dünyada bu tür olayların haber yapılmadığın söylemesi ile ilgili olarakta "Recep Akdağ’ın, dünya basınını bu kadar yakından takip edebiliyor olması, doğrusunu isterseniz beni mutlu etti.Demek ki Sağlık Bakanlığı’nda iyi bir basın takip bürosu oluşturulmuş ve dünyanın her yerindeki yayınlar takip edilebiliyor!" diyerek adeta dalga geçti. SağlıkBakanlığı'nın Mehmet Y. Yılmaz'a bir cevap verecekmi merakla bekliyoruz.
İşte Mehmet Y.Yılmaz'ın yazısının tam metni:
Demokrasi ile kapalı rejim farkı
SAĞLIK Bakanı Recep Akdağ, keneyle bulaşan hastalıklar nedeniyle birçok ülkede insanların öldüğünü ama hiçbir ülkenin gazetelerinde "Bugün bir tane daha öldü, falanca gün bir tane daha diye yayın yapılmadığını, çünkü bunun halk sağlığı açısından bir yararının olmadığını" söyledi.
Recep Akdağ’ın, dünya basınını bu kadar yakından takip edebiliyor olması, doğrusunu isterseniz beni mutlu etti.
Demek ki Sağlık Bakanlığı’nda iyi bir basın takip bürosu oluşturulmuş ve dünyanın her yerindeki yayınlar takip edilebiliyor!
Akdağ, bu ülkelerin hangileri olduğunu açıklamıyor. Ama ben şunu söyleyebilirim ki "medeni dünyada" böyle bir olayla karşılaşılmış olsaydı, hiç kuşku duymasın ki oralardaki gazeteler ve televizyonlar bunu günlerce yazarlardı.
En son örneklerini "deli dana" ve "kuş gribi" vakalarında yaşadığımız için bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum.
Avrupa’da "kuş gribi" nedeniyle kimse ölmedi ama o günlerin gazetelerinde bu tehlikeye dikkat çeken, korunma yollarını anlatan o kadar çok haber çıktı ki isterse Bakanlığın bu güçlü basın izleme bürosu, kupürleri kendisine ulaştırabilir.
"Deli dana" ortaya çıktığında ve insan sağlığı ciddi bir tehlike altına girdiğinde de durum farklı olmadı.
Hatta şunu söyleyebiliriz: Güçlü bir basın denetimi olduğu için oralardaki kamu yöneticileri, kendilerini bu hastalığın üzerine daha çok gitmek zorunda hissettiler. Ve bundan kazanan da sağlığı korunan halk oldu.
Gazetelerin, idarenin yetersizliği ve beceriksizliği nedeniyle ortaya çıkan kötü durumları saklaması, sadece kapalı rejimlerde olur. Demokrasiler ile kapalı rejimleri ayıran fark budur.
Birinde halkın hiçbir şeyden haberi olmaz, ötekinde halk her şeyi öğrenir ve kamu yöneticileri de bu durumda önlemlerini artırmak zorunda kalırlar.
Demokrasilerde basının "dördüncü kuvvet" olarak tanımlanmasının nedeni budur.